Kozmetiklerin Son Kullanım Tarihini Sakın Atlamayın!

Gıdalarımızı son kullanma tarihine dikkat ederek tüketiriz ama nedense kaşıntı alerji, yanma gibi belirtiler olduğunda ancak kozmetiğin eskimiş olup olmadığından şüpheleniriz.
Oysa kimyasalların kozmetiklerin tazeliğini koruma imkanı da kısıtlıdır. İçinde bakteri üremesi, ürünün bulunduğu ortamın ısısının yüksek olması, kapağın iyi kapatılmaması gibi birçok etken yüzünden kozmetiklerin ömrü kısalır.
Tüketim toplumu olmanın acısını “satın alma duygusu” nu tatmin için aldığımız, ayni işi gören kozmetiklerle öderiz çoğu zaman. O göz kremi işe yaramadı bunu alayım. Bu da sonuç vermedi şunu alayım diyerek bir bakarsınız evde yarısı bile kullanılmamış 3 tane göz kreminiz var!
Reklamlardaki keskin çözüm cümleleri, özentiler, yeni çıkan teknolojinin aradığımız ürün olma umudu, modaya ayak uydurmak gibi birçok dürtü ile çekmecelerimizi; ölüme terk ettiğimiz -ama atmadığımız-kullanılması sakıncalı olacak abuk sabuk malzemelerle doldurmuş oluyoruz.
** Size tavsiyem: makyaj ve cilt bakımı ürünlerini açıp kullanmaya başladığınız tarihi lütfen ambalaj üzerine bir minik etiketle yazın. Yapıştırın. Tarih bittiğinde acımayın! Atın!
Bu aslında 5 farklı vücut losyonu, 20 tane ruj, 10 değişik yüz yıkama jeli, 6 değişik fondöten gibi fuzuli satın almalardan da sizi korur. Çünkü 12 ay içinde 5 ayrı vücut losyonunu veya 2 yıl içinde 20 ruju bitirme olanağınız yoktur. ( Yılın 365 günü gece sahneye çıkan bir pop star değilseniz tabii) Alıp, birkaç kez kullanıp çekmeceye atacağınız bu ürünler son kullanma tarihlerini ve çöpü bekleyeceklerdir.

Bir kadının 50 tane allığının olma gerekçesi nedir? Anlayamıyorum?

Ben buna israf derim! Bana karşı çıkanlar varsa kendileri bilirler. Para onların! Üç renk ruj ve 3 ton kalemle pekâlâ dudaklarda tüm tonları yapabilirsiniz. 300 ml bir vücut losyonu size 4 ay gider. 250 ml bir yüz yıkama jeli de… Bir tek farı her gün kullansanız bile 2 yılda bitmeyecektir! O halde 40 tane kahve tonu far paletine gerek var mı? Siz bilirsiniz.
1** Ürünün üzerinde, kapağı açılmış kavanoz simgesi ve üzerinde yazan rakam, açıldıktan sonra içeriğin ne kadar süre sağlıklı kalacağını anlatır. M harfi İngilizce “ay” sözcüğünü anlatır. Kavanozun üzerinde M 24 yazıyor ise, bu, açıldıktan sonra ürünün 24 ay boyunca özelliklerini kaybetmeyeceğini söyler. Ürünün açılması demek, havayla teması bu da bakteri üremeye başlaması demektir. Ürün formülündeki koruyucular ve aktif içerik bu süreye göre ayarlanmış test edilmiş M harfi buna göre konulmuştur.

2 ** AB ve ABD yasaları gereği, son kullanma tarihini, INCI içerik listesini, batch numarasını, hangi kazan ve seri No’su ile üretildiğini ürünün üzerine her firma belirtmek zorundadır. Böylece bir sorunla karşılaşıldığında, firmalar hangi serinin toplatılacağını bu seri No’suna göre kolaylıkla bilirler. Batch kodu nasıl bulacağınızı buradan görebilirsiniz
bu linkten ürünü kontrol edebilirsiniz

3 ** Bir tüpün dibine yazan, o ürünün üretildiği güncel tarihtir, “son kullanma tarihi” ile karıştırmayın. Hangi tarihte tüp dibi preste kapatılıyorsa o tarih otomatik olarak basılmış olur.


Küçük not: Tüplerin diplerindeki siyah, mavi, kırmızı çizgilerin o ürünün içeriğiyle alakası yoktur! Zamanında bir deli kuyuya taş atmış ve hala çıkarılamamıştır. Sağlık bakanlığı bile açıklama yapmak zorunda kaldı. Konuyla ilgili yazıya tıklayabilirsiniz.:

4 ** VAL ve EXP => son kullanma tarihinin kısaltılmışıdır. Ref, EAN, UPC gibi firmanın katalog / barkod numaralarıyla karıştırmayın.

5 ** WH083 gibi, değişik rakam ve harflerden oluşan satırlar hangi yılın, hangi ayında hangi kazanda üretildiğini anlatır. Batch kodu denilen bu kodlama ile ürünün taklit olmadığını da bulabilirsiniz. Bunu, checkcosmetic.net/ sitesinden firma adıyla arayıp, ürün batch no girerek ne zamana kadar kullanabileceğinize bakabilirsiniz. Lakin tüm firmaların adını sitedeki listede göremiyoruz henüz.

Total
0
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Yazılar