Home / Cilt Bakımı / Ameliyatsız Gençleşmek

Ameliyatsız Gençleşmek

Bu hafta sonu Dr. Hüseyin Tırman ile bir arkadaşım vasıtasıyla tanıştım.
Kendisi “Medikal Estetik Hekimi”…
Şimdi bu ne diyeceksiniz..
Yani, sizi kesip biçmeden de acı vermeden de 5-10 yaş gençleştirecek ne varsa hepsini tek tek ayrı başlıklarda toplayıp,yüzünüzün ihtiyacına göre onaran doktor!

Yanaklarınız mı sarktı?

Dudak üstünde çizgiler çok mu fazlalaştı?

Lekeler canınızı sıkıyor ve ne yapsanız geçmiyor mu bir türlü?

Kaşlarınız düştü,göz kapağınız mı sarktı?

Göz altlarındaki torbalar canınızı mı sıkıyor?

Gıdınız ve yüz ovaliniz artık yorgun ve şekilsiz mi?

Burnunuzda sevmediğiniz yer var ama ameliyat olmak istemiyor musunuz?

Boynunuz kat yerlerini fazla mı belli ediyor? (benim gibi)

Her soruna ayrı bir cihaz ve yöntem kullanarak hele hele sabrederseniz cerrahi işlem yapılmadan da hepsi gayet iyi toparlanıyor.
Doktorumla  2011 yılında “1 yıllık” bir maratona çıktık ve size  bu sayfada yapılan işlemleri gösterecek ve anlatmaya çalışacağım.

Aslında yeni gelmiş toparlayıcı bir maskeyi uygulamaya gitmiştim ama bilgisayarda gösterdiği öncesi-sonrası resimlerini görünce “şaka mı, kesip deriyi germeden mi bunlar oluyor” dedim..
Evet dedi.
Çok sempatik,ve sakin olduğu kadar ciddi güven veren bir doktorla tanışmam için bu maske bahane oluverdi işte.
Hep derim ya “hiç bir şey tesadüf değildir” diye..
Gerçekten de değil.
Şimdi bunca koşturma arasında canımı sıkan ne varsa hepsini düzeltmek için, kullandığım iyi ve seçilmiş kozmetiklerin yanında destek olsun diye — Hüseyin beye taşınacağım..

huseyintirman-864İşte doktorum 🙂

Yapılan tüm işlemleri de burada sizinle öncesi-sonrası resimleri olarak paylaşacağım…
Bazı uygulamalar sonuçlarını 2-3 seanstan sonra verebiliyor ama resmi çekip,saklayıp,sonuçlarıyla size göstereceğim… Sevgilerle (04.12.2011)

 Aşama aşama işte bir yılda yüzün diriliğini yaratmak

04 Aralık 2011

Muayenehanede ilk günüm! İki ay boyunca her hafta geleceğim ve bir işlem uygulanacak…Düşük dozda asit uygulamasıyla deriye peeling yapıldı ardından Activar’ın AC-11 maskesi uygulandı. Derim kendini onarsın diye gayret ediliyor 🙂

09 Aralık 2011

PRP yapacağız! O da nedir diyene: Kanınız alınıyor, santrfrüjde zengin plazması ayrıştırılıyor ve tekrar mezoterapi yöntemiyle derinizin 1mm altına veriliyor…

arp

(ben de ilk duyunca ığğğ dedim ama ne yapalım işin ucunda kendi kök hücrelerimle derimin düzelmesi var)
Anneciğim!

Kan aldırmaktan korkan bendeniz kuzu kuzu oturdum ve her ne kadar yüzümde korkmuş bir ifade olsa da doktorum şeker espirileryapıyor.Gözlerimi açmıyorum işlem bitene kadar… Acıyor mu? Hayır! Düşüncesi beni tedirgin etti. Kendi kanından kendi ilacının çıkması durumu. Alıştım sonunda.

Bu etkisi hemen görülen bir işlem değil. 15 Gün arayla 3-4 seans yapılması gerekiyor. Deri, kendi kök hücrelerinizle canlanacak ve diri olacak. Eh valla sonuç için beklenir ve sabredilir 🙂 İçinde sentetik bir şey olmasın yeter… Ben bunu elbet denerim.

 16 Aralık 2011

Karboksiterapi günü. Derinizde karbondioksit üfleyen bir iğnenin gezinmesi çok gıdıklayıcı bir duygu. Acımıyor. Deri bu işlemle hücrelere “kalk çalış kendini yenile” komutunu alıyor. E geceleri de Activar krem kullanarak hücrelere kendini yenilemesi için gerekli malzemeyi de veriyorum. Beklayip göreceğiz. Bu tip işlemler uzun vadede sonuçları görünen en masum işlemler. Sahte çıkıntılar, dolgu yok, botoks gibi kası anında felç eden ilaçlar yok. (02 Ocak 2012 de karboksi 2.ci seansı yaptık)

karbo

Aynı gün Dr. Hüseyin bey lazerle derinin dokusunu düzeltmek ve hafif de olsa lekeleri silmek için lazer yapacağını söylüyor. Oh! İğne yok! 🙂
– Bu iğne fobimi yeneceğim. Göreceksiniz. Her şey insanın kendi beyninde bitiyor- Gözlükler takılıp gözler ışından korunuyor ve santim santim şimşek gibi lazer atışlarıyla deri ısınıyor.Hafif bir kızarıklık var o da 2 saate geçiyor. 3 Gün kullanmam için bir krem veriyor ve eve dönüyorum.

lazer

26 Aralık 2011 

Bu gün doktorum Hyalüronik asit uygulaması yapacağını söyledi. Derinin dokusunda bulunan özsu diye adlandırabileceğim bu sıvı nem kapasitesini artırıyor ve kremlerin 3-4 ayda verdiği nemi bir seansta deri alabiliyor dolgun diri ve nemi tam fonksiyonlarını sağlıklı devam ettirebiliyor.

hya

10 Ocak 2012

Karboksiterapi 3.cü seans yapıldı. Artık korkmuyorum ve üstelik geçen 1,5 aylık sürede derimdeki iyileşmeleri gördükçe seviniyorum. Kozmetik takviyelerimi de iyi seçiyorum. Bir aya kadar daha da iyi olacak biliyorum:) Aynı gün, Bir seans Ulterapy yapıldı…Boyun ve yüz ovalinde kasların üzerine minik minnacık atışlar yapılıyor ultrason aleti gibi bir aletle. Acı yok. Hafif bir yanma olup geçiyor. Bunun da sonuçları ,kas kendi üzerindeki bu yaraları onardıktan sonra yüz ovali toparlanınca (Nisan ayı sonu gibi) görülecek. Hadi hayırlısı!

10 Ocak KARBOKSİ

Mart 2012‘de hyalüronik asit uygulaması için gittiğimde ,boynumdaki yağ lipomunu da aldı Hüseyin bey.Deri altında katılaşmış yağ toparlağı neredeyse 3 toplu iğne başı büyüklüğüne gelmiş ve canımı sıkıyordu.

Venüs gezegeninin ters olduğu dönemlerde güzellikle ilgili işlemler hayal kırıklığı yaratabilir. Bu yüzden 03 Temmuz 2012 tarihinden sonra durdum… Venüs normal hareketine dönene kadar yüzüme bir bakım yaptırmamaya karar verdim. (Seansları yazmaya devam edeceğim)

03 Ağustos 2012

Bir ay geçti.Şimdi mezoterapi ile derinin üst tabakasını neme doyurmaya ve vitamin desteğine karar verdi doktorum Hüseyin Tırman. Bu kez boyun ve yüz ovalinin çevresine A vitamini de eklediği şırıngayı çıkardı ! Anneciğim!! Bu iğneye bakmamam gerek.Gözümü kapadım .)

3.08.2012 boyun

İşlem bittikten sonra boyun ve yüz ovalinde resimde göründüğü gibi minik sıvrisinek ısırıkları gibi kabarcıklar oluşuyor. Yarım saat içinde 300 kadar sivrisinek ısırığı kabartısıyla çıktım muayenehaneden. Eve vardığımda bir tek iz bile yoktu. Şimdi, 30 Ağustosta bir seans yapılana kadar bekleyeceğiz. Bu sırada günlük serum ve kremleri aksatmadan uygulayarak iyileşme ve toparlanma sürecini hızlandırıyoruz.

05 Eylül 2012‘de mezoterapi vitamin tekrar yapıldı. Bir de Activar AC-11 maske uygulandı çene altına! Neden mi? Gıdı altına sir yaparken derimi ciddi zedelemişim. Bir daha Vi-Vetsir ağda kullanmayacağım evdekini de sadece bacakta kullanılmak üzere kaldırdım! ( Bir sonraki randevu. 01 Ekim 2012 Çarşamba…)

Ataşehir-20121001-00402

Siz bakmayın sevgili Merve’nın bana gülerek seans sonrası sakinleştirici krem sürerken benim de güldüğüme :)Anneciiim çok acıdı! Şimdi sakın demeyin “ne gidiyorsun o zaman” diye.
Gideceğim tabi!
SADECE kremlerle cildin iyi olmasını sağlamak mümkün mü?

Doktorum çene,yanaklar ve boyuna yaklaşık 500 iğne batırdı ve deri altına su tutma kapasitesini artıracak karışımları yaptı. İğneyi sok,çıkar.Sokçıkar..Eh ilk elliden sonra insan kaderine (!) razı olup susuyor. Zaten seansın tamamı 30 dak. sürüyor.

Yalnız bu işlemden sonra 2 gün, sivrisinek saldırısına uğramış gibi deri pütürcüklü kalıyor. Cuma günü yaptırıp, hafta sonunu evde geçirin.

Benim gibi ertesi günü Tukaş’ın dergisine röportaja giderken kafanıza ne saracağınızı ne edeceğinizi kara kara düşünmeyin. Umarım resimlere fotomontaj yapılır :)))
Hani fular filan sarayım deseniz de olmuyor. Boğazlı kazak olabilir ama bu mevsimde herkes alay eder..
Başa geldi çaresine bakacağız artık 🙂

IMG-20121001-00405

Unutmadan tekrar yazmamda fayda var diye düşündüm: Lütfen derinin “içeriden” sağlığını oluşturduğunu unutmayın.
Elbette koruyacaksınız, nemlendireceksiniz, besleyecek ve temizleyeceksiniz.
Serumlarla alt tabakanın aktif maddelerle desteklenmesini sürdüreceksiniz.
Amaaaaaaa… Aması var:

  1. Abuk sabuk besleniyorsanız,
  2. mineral vitamin dengeniz yoksa
  3. Katkılı soslar , tabletler ,turşular tüketip gazlı içecekle susuzluğunuzu gidermeyi alışkanlık edindiyseniz,
  4. Sinir yumağı ve stres topu şeklinde dolanıyorsanız,
  5. uyku düzeniniz perişan ise
  6. spor ile alakanız yoksa ve 1 katı bile asansörle iniyorsanız
  7. günde en az bir fıkra anlatıp, gülüp, güldürmüyorsanız
  8. hele hele sigara denilen yasal zehri tüketiyorsanız

Krem filan da boş verin. İçeriden yıktığınız kulenin, dış duvarına altın kaplama duvar kağıdı döşemenin dayanıklılığına faydası yok… Çürüyecek nafile!

16 Ekim 2012 PRP üçüncü uygulama da yapıldı! Bittiiiiiiii…. 4 Aralık 2011’de başlayan maraton da tamamlanmış oldu bugün.

PRP yapıldıktan 3 gün sonra doku yenilemesi başlıyor ve 3 hafta içerisinde maksimum düzeye ulaşıyor. Etkisi de en AZ ÜÇ AY sürüyor. Cildim şu an daha diri ve sağlıklı duruyor. Yeni programa başlayana kadar daha da iyi olacak. Yaşasın!

Üçer ay arayla PRP ile derinin kendi kendini onarması tamamlandı. Şimdi bana düşen, doğal bir makyaj yapıp, profil ve cephe resimlerimi çekip dosyama koymak…
Hastalığım geçer geçmez yapacağım…

Enstitüye uğramaya epey ara verdim. Bu arada yeni kremler serumlar denedim. Kimi alerji yaptı kimi mucizeler yarattı. Ama ne yaparsam yapayım (yaş 55) göz altlarımdaki çöküntü maalesef kremlere cevap vermemeye başladı. Sebebi saatlerce bilgisayar ekranına bakmak, çalışmak ve uykusuzluk.

… Hüseyin Bey’in muayenehanesinin yolunu tuttum yine. (Haziran 2013)
“Işık dolgusu yaparız 20 dakika sonra iyi göz altlarınla (!) çıkar gidersin” dedi. İsmi hoş !Göz altındaki sorunlar için ışık dolgusu yeni bir yöntemmiş…
“Canım yanar mı? Nasıl bir uygulama bu?Ne kadar sürecek?” gibi yüzlerce soruyla gittim. Tereddüdüm yoktu, doktoruma sonsuz güvendiğim için… Ama yine de insan meraklanıyor.

Merve hanım göz çevreme hissizleştiren bir krem sürdü. Yarım saat kadar bekledim. Sonra, Hüseyin bey, ince bir iğne ile göz altıma U şeklinde bir sıvı doldurdu. O kadar. “Şimdi elinle masaj yapacak ve o boşluğa yerleştirdiğim sıvının dokuda yerleşmesine yardım edeceksin” dedi. 2 Gün kadar dairesel masajlar yaptım.

Hop! Hokus pokus, gözaltlarımda çukurluk ve yorgunluk izleri 1 yıllık bir süre için bir günde kayboldu.
Hele bir yıl geçsin bakarız yine 🙂                 

Botoks deneyimi Nihayet  (07 Kasım 2013) (Türkçede X harfini kullanmaya alışamıyorum galiba)

botoks 1

Ağlamak en insanî duygu. Ama derin hüzünlerde kırışıkların derinleşmesine, yüz hatlarının yorgun olmasına yetiyor…
55 Yaşıma kadar direndim. Neden? Çünkü botoyaptıran ünlülerin şaşkın ve donmuş ifadelerinden korktum.
Yüzün anlamsız durağanlığının kalıp insan yaratmasını, kasların donmasıyla kişiliğini alıp herkesi yekpare surat haline getirmesini şaşkınlıkla izledim.
Hep “hayır” dedim.
Sorun tüm kasları dondurmaktaymış.
Sadece kırışığın oluşmasına yardım eden kaslara botoks uygulanması ifadeyi değiştirmiyor.
Yine siz, sizsiniz… Sadece ağlama mimiğinde çalışan o kaslar felç oluyor..O kadar.

botoks2

Kırışık 3 güne yok oldu. Etkisi 3-4 ay kadar sürecekmiş. Ağlamaklı çizgimin gitmesine memnun oldum. Doktoruma teşekkürler…
(07 Kasım 2013)

Omnilux Gençlik Işığı uygulaması (30 Kasım 2013)

revive2

Işık yayan diyot teknolojisine dayalı bir uygulama olan Revive-Red ışığına girdim. Bu ışık kaynağı, harabiyet yapıcı UVA ve UVB içermiyor. Baştan bunu söyleyeyim de…
Yüzünüze ışık verilmeden önce cilt temizleniyor. Gözler pamuk+kapaklı gözlüklerle korunmaya alınıyor.
Göz kapaklarımın içinde oynaşan hoş mavi kırmızı kelebekçikleri eşliğinde 45 dakika bir güzel kestirdim.
Her hafta 2 kez uygulanacak. Ve 1 ay sürecek.  Sonuçları 12 hafta gibi bir süre sonra kendini yenileyen elastikiyet dokusundan gözlemleyeceğiz.
Sistemli gidip sabırla gelişimi beklemek gerekiyor gerekiyor yani

Amaç: Destek dokusunun onarımı ve yenilenmesinden sorumlu hücresel mekanizmaları harekete geçirerek yaşlanma süreciyle savaşmakta ve cildin kan dolaşımını arttırmaya yardımcı olmak.
Bir yerde kolajen üretimini artırıp, cildi toparlamak. Bu da daha aydınlık, pürüzsüz ve canlı, kırışığı yumuşamış silinmiş bir yüzey demek…
3 tip ışık var ve her biri farklı sorunlara uygulanıyor.
* Omnilux Blue – akne ve aktinikkeratoz tedavisinde kullanılıyor
* OmniluxReviveRed – cilt yenilemesi, akne tedavisinde Blue ile beraber kombin kullanılıyor
* Omnilux Plus – cilt yenilemede ReviveRed ile beraber, yara iyileşmesi gereken durumlarda kullanılıyor.

Hangi enstitü uygulamalarıyla kombin/tamamlayıcı olarak uygulanıyor?

  • Yüzeysel soymalardan sonra iyileşmeyi hızandırmak için
  • IPL terapiden sonra
  • Mikrodermabrazyon sonrası

gençlik ışığı2

Meraklısına ayrıntı :  Buraya tıklayın  Daha fazla bilgi almak isteyenler için çok detaylı anlatımlar olan ve resimleri de görebileceğiniz İngiltere’deki linki Buraya tıklayın

 NeoBright ile cilt rengini açma ve yüzey tazeleme  (03 Haziran 2015)

Yeni teknolojiler geldikçe, daha az acı çekerek, daha net sonuçlar alınmaya başlandı.
Bu kez, Dr. Hüseyin Tırman’ın yeni “oxygeneo” bakımını denemek için enstitüye gittim.

Alet şöyle bir makine… Dijital ekrandan yapılacak işlemin şiddeti, zamanı vs. kişinin cilt yapısına göre seçiliyor. Bir nevi “mini soyma” işlemi bu. Bir yandan ölü tabaka soyulurken diğer yandan açıcı jelle ton farkı gideriliyor.
İşlem üç aşamadan oluşuyor. Ölü tabakanın atılması, besinin cilt içinde işlenmesi ve içerden oksijenlenmenin tetiklenmesi.
Döner başlık tek kullanımlık. Kapsül başlık işlem bittiğinde yontulmuş ponza taşı gibi eskimişti.

Sistem şöyle çalışıyor: Kapsülle jel temas ettiğinde oksijenlenmeyi tetikliyor. Ardından temel besin maddelerini deri emiyor ve 45 dakika sonra aydınlanmış, yenilenmiş, ton farkı çoook azalmış bir ciltle evinize dönüyorsunuz.

Bundan sonrası sizin güneş ışınlarından sıkı korunmanıza ve temel cilt bakımınızı aksatmamanıza kalıyor. Yoksa öyle, “git deriyi soydur hep genç kal” diye bir şık yok!
Cildin son durumu beni çok mutlu etti.
Kendimi yazı karşılarken çiçek açmış kiraz ağacı gibi hissettim.
Tekrarı için 1 ay sonraya randevu aldık. Süper!

ilketap

 

acicijel

 

besleyicijel

oksijenlenme

Oksigeneonasilisler

 

kapsulbaslangic

 

bittigindecildindurumu

Kimyasal peeling 3 seansın ikincisi  (3 aralık 2015)

Kimyasal peeling 3 seans yapmaya karar verdik. Biraz daha deri tonunun aydınlanması, dokunun  pürüzsüzleşmesi için ikinci seansım 3 aralıkta klasik müzik eşliğinde Dr Hüseyin Tırman’ın süper estetisyeninin ellerinde dinleniyorum.

kimyass

Ve en son 05 Ocak 2016 da önce kimysal peeling sonra Dermapen uygulandı. Bu sezonluk bakım tamamdır. Zımparalandı, beslendi, yenilendi ve lekeleri silindi…                                                                                                                       

dermapen

About Aysenur

Check Also

Engerek Yılanı Zehri, Arı Zehriyle Botoks Yapan Kremler

Engerek yılanı zehrinin tedavi edici yanı yeni bir buluş değil. 4000 yıl önce Babiller ’den …

2 comments

  1. Sevgili Ayşenur hanım öncelikle verdiğiniz ve paylaştığınız önemli bilgiler için teşekkürler.Dr.Hüseyin Tırman ile ameliyatsız gençleştirme yöntemlerini denemişsiniz , faydasını gördüğünüzü söylemişsiniz ama işlemlerin öncesi ve sonrası fotoğraflarınızı yayınlamamışsınız ,bunları görmemiz mümkün mü? Bende ağdadan dolayı dudak üstümde bıyık gibi bir leke kaldı onun için bir işlem yaptırmak istiyorum bunun için en etkili yöntem nedir? Denediğiniz yöntemlerden hangisi lekelerinizde en iyi sonucu verdi.Araştırmalarım sonucu leke tedavisi için prp, mezoterapi ,lazer gibi bir çok uygulama olduğunu gördüm ancak bütçe açısından bunların hepsini denemem mümkün değil.En etkili bir biçimde lekeden kurtulmak için ne yapabilirim?

    • Elif Hanım Merhaba,
      2011’den bu yana (yani 52 yaşımdan beri) yaptırdığım işlemleri tek tek gösterdim. Sonrası nasıl oldu derseniz 60 yaşıma geliyorum. Cildim de bu durumda 🙂 Her işlemden sonra bir resim koymama gerek yok ki?
      Kırışıklar için yapılan işlem sayesinde şu anki kırışık dururmum bu 🙂
      Lekeler için yapılan işlem sonrasında cildinin lekesiz hali şu anki durumum..
      Bunları öncesi/sonrası diye çekmeme gerek olmadığını düşünüyorum.

      Bıyık lekesinin neden olduğu ve ne yapılabileceği hakkında yazım burada:
      http://aysenuryazici.com/biyik-bolgesi-lekelenme/
      Eğer üzerinde SPF kullanmadan 1-2 yaz geçirdiyseniz leke serumu ile bıyık bölgesinin açılması zordur.
      Bu videodan izler misiniz:
      https://www.youtube.com/watch?v=8RIhzYYMTAE

      1- Eğer lekeniz 2 yıldan eski ise ve bu süre içinde her gün SPF koruma kullanmadıysanız leke açısı serumların en kuvvetlilerinden biri olan Auriga Melaclear Serum Intense Depigmenting Care’i sabah akşam 1 damla lekeli yere kullanın. Şişe bittiğinde leke açılırsa 2.ci şişeyi denersiniz.
      2- Serumla açılmaz ise ilaçla denersiniz. Sıralama budur. “Eczacınıza danışarak” leke silici ilaç olan expigment’i belli bir süre kullanabilirsiniz.
      3-Expigment bittiğinde açılmamış ise dermatologda lazerle açtırabilirsiniz. Son açıcı yöntem budur.
      HANGİ YÖNTEMİ UYGULARSANIZ UYGULAYIN, MUTLAKA gündüzleri SPF 50 koruma kullanmanız ve bunu aksatmamanız gerekir.

      sevgilerle

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir