Güneş Kremi Nasıl Seçilir?

Cildin en büyük düşmanlarından biri haline geldi güneş! Gündüzleri SPF (sun protection factor), güneş koruma faktörü içeren bir kremle deri korunmak zorunda. “Anneannem hiç korunmadı cillop cildi vardı” diyenler, leke içinde dolaşanlar, lütfen onun zamanındaki atmosfer sorunlarını, 70’lerdeki ozon tabakası yırtığını, sera etkisini ekolojik değişimleri vs okusunlar. Sonra gelip makaleye göz atsınlar.
Güneş koruyucular cildinizin güneş radyasyonundan korunmasına yardımcı olur. UV ışınları hasar yapar, serbest radikallere sebep olur, deri altındaki antioksidanları siler süpürür, cildinizi leke içinde bırakır, kansere yol açabilir, kolajen dokuyu ve melanin sentezini yıkıma uğratır. Sonuç hızlı yaşlanır, lekelenir kırışır ve sarkarsınız. Hastalıklardan bahsetmiyorum bile.

Güneş iki tür radyasyon yayar: UVA ve UVB.
%95’i oluşturan UVA ışınları ciltte kırışıklık ve sarkma gibi yaşlanma belirtilerine katkıda bulunur.
UVA ışınları ayrıca UVB ışınlarını daha reaktif hale getirir, bu nedenle ikisi bir araya geldiğinde ölümcül olabilir
UVA ışınları camdan geçer. Yandığını hissetmeseniz bile ve derin deri tabakalarında hasar yapar.
%5 ‘i oluşturan UVB ışınları daha kanserojendir ve genellikle güneş yanıklarından sorumludur.
UVB ışınları daha kısadır ve camdan geçmez, ancak güneş yanıklarına neden olan budur.
Bunları neden anlattım, satın aldığınız güneş koruyucunuzun etiketinde “geniş spektrumlu Güvenilir Kaynak”, “UVA/UVB koruması” veya “çoklu spektrumlu” yazmasının doğru seçim olacağını izah etmek için. İster dışarıda olun ister güneş ışığı alan bir pencerenin yakınında ,güneşten gelen zararlı radyasyona maruz kalırız. Bu radyasyonun tıpkı PC ekranından, cep telefonu ekranından yayılan ışın gibi cildiniz üzerinde bir etkisi vardır.




Kaç Faktör Seçilir?

Kaç seçerseniz seçin, unutmayın ki sizi en fazla 2 saat kadar koruyacaktır. Yeniden sürmezseniz deri dış tahribata açık kalacaktır.  SPF’si 30 olan bir güneş kremi, yeterli miktarda ve 2 saatte bir şekilde kullanıldığında UVB ışınlarının yüzde 97’sini engeller. SPF 50 olan bir güneş kremi cildinize ışınların ulaşmasını % 98 oranında engeller
Kaynak https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3460660/
Şimdi biliyorsunuz ki yaz/kış UV’den korunmak derinin sağlığı için önemli. Bu sebeple temizleme ve nemlendirmeden ibaret olan temel cilt bakımına gündüzleri bir adım daha ilave edilmiştir: Koruma.

Avrupa veya Japonya’da üretilen güneş kremleri daha mı iyi?

Muhtemelen öyle. ABD dışındaki ülkelerde üretilen güneş kremleri, daha geniş çeşitlilikte güneşten koruyucu bileşenlere sahiptir. Bu güneş kremleri, “+” ile “++++” arasında değişen bir UVA koruma ölçüsü olan bir PA faktörünü listeler. PA derecelendirme sistemi Japonya’da geliştirildi. Ve FDA’nın onayladığı, belli oranda kullanımına izin verdiği bazı filtreler uzak doğu ülkelerinin sağlık bakanlıklarınca çok limitli ve/veya asla kullanılmaz.

SPF, cildinizin güneş ışınlarına karşı doğal savunmasını genişleterek çalışır. Örneğin, 15’lik bir SPF, hiçbir koruma sürmediğiniz cildinizi UV’den yaklaşık 15 kat daha fazla koruma sağlar.
O halde 50’lik bir SPF, güneş koruyucu içermeyen cilde göre 50 kat daha fazla koruma sağlayacaktır.

Mineral Filtre Ve Kimyasal Filtre Ayrımı nedir?

Fiziksel korumalı (Mineral) güneş kremleri cildinizin üzerini battaniye gibi örter, güneş ışınlarını ayna gibi geri saptırarak fiziksel bir bariyer görevi görür ve hemen etkilidir.
Kimyasal güneş kremleri cilde nüfuz eder ve güneş ışınlarını emer. Kimyasal filtreli güneş korumalarında bu sebeple hep “güneşe çıkmadan 20 dakika önce sürün” uyarısı vardır. Çünkü etkili olması genellikle 20 dakika sürer. Filtreler hakkındaki açıklayıcı videomu buradan izleyebilirsiniz.
Çinko veya titanyum dioksit mineral filtredir, diğer tüm aktif maddeler kimyasal güneş koruyucu maddeler olarak kabul edilir

“Çoğu insan güneş korumasını çok az uygular ve etkinliğini azaltır. Tam SPF değerini elde etmek için güneş koruyucunuzu oldukça kalın uygulamalısınız. Bu da yüz ve boyun için birtatlı kaşığı dolusu şeklinde size ölçekleyebileceğim bir miktardır. Araştırmalar, çoğu insanın önerilen miktarın ya yarısını ya dörtte birini uyguladığını gösteriyor. Bu bu da sahip oldukları gerçek SPF korumasının vaat edilenden daha düşük çalışacağı anlamına geliyor.




“Kimyasal UV filtrelerinin herhangi bir hasara neden olduğuna dair gerçek bir bilimsel kanıt yok, ancak UV ışınlarının cilt kanserine neden olduğunu gösteren bilimsel kanıtlarımız var.”
Satın alırken SPF 30 veya daha yüksek olan geniş spektrumlu, tahriş edici içeriği olmayan ve hipoalerjenik, mümkünse parfümsüz hatta çok az parfümlü, komedojenik olmayan ürünler seçin.
Şöyle bir karmaşa da var. Mesela ABD’de bir eczaneden “bir Avrupa markası” alsanız bile, uluslararası muadili kadar iyi olmayabilir. Kullanılan içerik ve etkililik için ulusal düzenlemeler dünya genelinde farklılık gösterir ve aynı markadan olsalar bile diğer ülkelerde üretilen ürünlerin farklı olmasına neden olur. (KFDA ve FDA’nın farklı bakış açıları var)
Şu anda, ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) güneşten koruyucular için yalnızca 16 aktif maddeyi onayladı. Avrupa’nın 27 onaylı maddesi var! Avrupa’da “kansere neden olan UVA ışınlarına karşı koruma sağlayan” 7 onaylanmış kimyasal vardır.
Yabancı ürünler FDA tarafından onaylanmıyor ve test edilmiyor! Kore, Japonya, Avrupa güneş kremlerindeki bileşenlerin büyük çoğunluğu güvenli ve etkili bulunmuş olsa da, şüphe uyandıran birkaç örnek de var. Örneğin, fareler üzerinde yapılan çalışmalar, 4-MBC adlı bir UVB filtresinin hipotiroidizme benzer hipofiz etkilerine neden olabileceğini bulmuş. Elbette laboratuvarda sıçanların maruz kaldığı aynı toksik seviyeleri kremle alamayacaksınız, ancak yine de gözünüzü açık tutmakta fayda var. Kafanızı yeteri kadar karıştırdıktan sonra şunu söyleyebilirim: Mineral filtre kullanın ve bıraktığı beyazlığı önemsemeyin!

Güneş kremi, tehlikeli UV ışınlarına karşı korunmanın tek yolu değildir

Dünyanın neresinde yaşıyor olursanız olun, gölgede kalmak, giysi ile korunmak, şapka takmak UV ışınlarından sakınmanın yoludur. Güneş kremi kullansanız bile gözlük şapka ve giysileri de yabana atmayın.  
Güneş kremi kullanmak, güneşten gelen zararlı UVA ve UVB ‘nın yan etkilerini azaltmanın önemli bir yoludur. Her yaştan ve ten renginden yetişkinler, tüm açık hava etkinlikleri sırasında en az 30 SPF kullanmalıdır. Yani sadece güneş kremine güvenmeyin. Plajda olmasanız bile, pencereden UV ışınlarıyla temasa geçmeniz garantidir. Araştırmalar, günlük güneş kremi kullanımının cilt kanseri ve yaşlanan cilt (kırışıklıklar, hiperpigmentasyon) riskinizi önemli ölçüde azaltabileceğini göstermektedir.

  Güneş kremimdeki zararlı maddeler hakkında endişelenmeli miyim?
Güneş kremindeki aktif bileşenler, FDA tarafından güvenlik açısından test ediliyor. Hormonal bazı etkilere sebep olduğu iddia edilen kimyasal filtrelerin maksimum kullanma yüzdesi tespit ediliyor.  Buna rağmen cilt tarafından emilen kimyasal filtrelerin tahrişe neden olma olasılığını unutmayın. Egzama veya roza gibi bir cilt rahatsızlığınız varsa veya alerjik yapıdaysanız, çinko oksit ve titanyum dioksit içeren (Mineral filtre)  güneş koruyucuları kullanın.
Şahsen, bağımsız araştırma yerlerini takip eden biri olarak bazı filtrelerin “az kullanılmasını” bile kabul etmiyorum. O sebeple metabolizmada birikebilen bazı filtreleri kullanmama taraftarıyım. Bu 3 filtreyi sevmiyorum.
Octocrylene’de mesela %10’luk miktar “güvenli” sayılıyor.
Avabenzone için bu %3
Homosalate %1.4  
Mesela piyasadaki güneş korumalarının %80’inde bulunan oxybenzone için güvenli limit  %2.2
Kimyasal filtrelerin izin verilen oranlarının 2020’de güncellenmiş sayfasına buradan ulaşabilirsiniz 
Homosalat’ın potansiyel bir endokrin bozucu olduğu kanıtlanmış. Hücre çalışmalarında hormonları etkileyebileceği düşünülmekte. Homosalat’a maruz kalınca, vücuttaki pestisitlerin emilimini de artırabildiği görülmüş. Avrupa komisyonu homosalat güvenli yüzdesinin %1.4 olduğunu söylüyor. Ben hiç istemiyorum!
Buradan detay okuyabilirsiniz 
2019’da Washingtonpost’ta yayınlanan bir makalede, mart ayında yayınlanan bir rapordan ve bu raporda bahsedilen “hamile kadınların oksibenzona maruz kaldığında fetüs geliştirme riskleri”olduğunu  öne sürüyor.  Makele için tıklayınız.

KURU CİLTLER:  Nemlendirici de içeren bir güneş kremi arayın , cildi kurutan alkol içerenlerden , gazlı spreylerden kaçının.
AKNELİ CİLTLER: Yağlı, petrol türevi içeren kremler gözenekleri tıkayabileceklerinden sadece akneli ciltler için üretilmiş ürünleri kullanın. Toz pudra halindeki mineral SPF pudraları seveceksiniz.
YAĞLI CİLTLER: Emilimi kolaj olan jel yapıda güneş kremleri , sprey SPF’ler, çabuk kuruyan hafif su bazlı losyonlar seçin. SPF İçeren toz pudraları da rahat kullanırsınız. Bu tarz ürünler genelde alkol içerir. Organik serilerden seçin. Veya içerik okuyun.
HASSAS CİLTLER: Mineralli SPF seçin. Ve sadece fiziksel koruma yapan güneş kremlerinin dışına çıkmayın. İçerikte parfüm ve alkol olmadığını kontrol edin. Ya da direkt organik sertifikalı mineral kozmetiklerden seçin.

Kısa Özet:
yaz kış güneş kremi kullanın.
İki saatte bir yenileyin.
Bilgisayar başında çalışıyorsanız, UV dışında mavi ışık filtreli olanları da var onlardan kullanın.
Akşamları güneş kremini ciltten iyi temizleyin. Özellikle kimyasal filtreli kremlerin arındırılması için çift temizliği tercih edin. Çift aşamalı temizlik videosunu buradan izleyebilirsiniz.
Son olarak meraklısına kimyasal toksikoloji araştırması sayfasından link

Total
0
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Yazılar