Home / KOZMETİK ve GÜZELLİK / Antiaging ne?

Antiaging ne?

shutterstock_401394721

Eğer “ben gencim anti-aging’ten bana ne” diyorsanız hata ediyorsunuz. Anti-aging yaşlanmış olanların gençleşmesini sağlayan bir şey değildir. Yaş almamak için antiagingler gereklidir…Yani yaşlandıktan sonra değil, yaşlanmamak için gereklidir.

Anti-aging kelime olarak “yaşlılığı önleme” anlamını taşır ama tıpta ve kozmetikte anti-aging, “sağlıklı yaşlanmak için yapılması gerekenler” anlamındadır.

Yaşlanmayı durdurmak tıbben -henüz- mümkün değil. Ama 60 yaşında diri duran hanımları ve yaşından çok yorgun duran gençleri gözünüzün önüne getirdiğinizde antiaginglerin ne olduğunu daha rahat anlatabilirim.Yaşlanma sorunu sadece 70 yaşındakilerin sorunu değildir! 30 yaşında olup tırnakları, saçları derisi veya kemik yapıları 60 yaşındaymış gibi hırpalanmış insanlar var! Yahut tam tersine 60 yaşında bir kişinin biyolojik yaşı 40 olabilir. Peki bu neden bu kadar değişken? Birincisi genetik yatkınlığınızdır. Yani aileden gelen direnç veya zayıflıklarınız. İkinci faktör yaşarken ettikleriniz!  Yaşlanmayı hızlandıran faktörler var:

UV ışınları, kötü beslenme, stres,  radyasyon, depresyon, alkol ve sigara tüketimi, sürekli uykusuz kalmak, acımasız diyetler, durağan beden, spor yapmamak vb sebeplerle biyolojik olarak kişi erken yaşlanır.
Cool-Seaside-Wallpaper

  •  Anneannemin cildi 80 yaşında süperdi diyenlere:
    Anneanneniz gazlı içecekler, katkı maddeli paketlenmiş çerezler, DNA’sı değiştirilmiş tavukla beslenmedi!
    Yazları plajda cayır cayır yanmadı.
    Depresyona sizin kadar yakın değildi, sularda ağır metaller yoktu.
    Hazır boyalarla renklenmiş şeker yemediler, hormonal değişimler yapan plastik şişelerden su içmediler.
    Kromozomlarında bulunan DNA’ları bizim kadar hasar görmedi.
    Anneannenizin nükleer atıkları olan çayları, kumaş boyaları dökülen ırmakları, zirai ilaçlarla bulanmış meyve sebzeleri yoktu!
    Anneanneniz çamaşırı bulaşığı kimyasal zehirli köpüklerle yıkamadı, haliyle İnsan hücrelerindeki tamir mekanizması (otofaji) bozulmamıştı…
    Oda kokusu olarak kimyasal sentetik kokular, ped olarak naylon iplerle üretilmiş hazır pedler kullanmadı.
    Yani Anneannenizin hücrelerinde bulunan mitokondrium adlı organcığı hasar almamıştı.
    Anneanneniz; mürekkeple siyahlaşmış zeytin, patates tozuyla yapılmış sahte kaşar peyniri, tuğla tozundan kırmızıbiber, zehirli boyayla renklendirilmiş tişört, plastikle eşdeğer margarinle yaşamadı.
    Kışın taze fasulye, yazın karnabahar yiyeceğim diye genetiğin değişmiş gıdalar tüketmedi.
    Yaşlanmada en önemli olay, “oksidadif stres” denilen, vücuttaki serbest oksijen radikallerinin hücreleri hasara uğratması!
    Bedenimizde sistemi  koruyan anti-oksidan sistem gitgide yetersiz kalıyor.(Endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları konusunda uzman Prf. Dr. Metin Özata‘nın açıklamalarına göz atın.)

Modernleştikçe (!) ruhumuzu stres ile bedenimizi her türlü gıda ve yaşam şartıyla zehirliyoruz.
Antiaging kozmetikler metabolizmanın doğru çalışması için gerekli destekleri içerikte taşır. AHA’lar, yeşil çay, goji Berry, C ve A vitaminleri, Alfa Lipoik asit…
Ancak siz kötü yaşamaya devam ederseniz kremden de bir şey beklemeyin.
Her gün spor, en azından 1 saat yürüyüş. Bol sebze ve balık, bakliyat, meyve tüketilen bir beslenme tarzı ve sinirinizi bozan her şeyden uzak yaşamak. İşte anti aging bu!

shiseid

Shiseido Anti-Aging UV Care UVA and UVB protection SPF PA+++ , Sebamed anti ageing Q10 protection, Nivea cellular anti age day cream,Zorah Sublime Pure Argan Anti Aging Gece Kremi, Olay Regenerist Advance Anti-Ageing Micro-Sculpting Serum, Skinceuticals Resveratrol B E, L’Oreal Revitalift Laser Renew Anti-Ageing Serum,Sephora Collection Serum Mask Collagen,Yves Rocher Complete Anti-aging Mask Skin-to-Skin Technology