<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kozmetik &#8211; Ayşenur Yazıcı</title>
	<atom:link href="https://aysenuryazici.com/etiket/kozmetik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://aysenuryazici.com</link>
	<description>Ayşenur Yazıcı İle Bedava Hayat Dersleri</description>
	<lastBuildDate>Wed, 11 Aug 2021 14:10:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>

<image>
	<url>https://aysenuryazici.com/wp-content/uploads/2021/07/cropped-cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>kozmetik &#8211; Ayşenur Yazıcı</title>
	<link>https://aysenuryazici.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kozmetiği Buzdolabına Koymalı mı?</title>
		<link>https://aysenuryazici.com/kozmetigi-buzdolabina-koymali-mi/</link>
					<comments>https://aysenuryazici.com/kozmetigi-buzdolabina-koymali-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşenur Yazıcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Aug 2021 14:09:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[El Ayak Tırnak Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Saç Sorunları Ve Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Vücut Bakımı Kişisel Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[bozulduğunu anlamak]]></category>
		<category><![CDATA[buzdolabında kozmetik]]></category>
		<category><![CDATA[koruyucu içeren]]></category>
		<category><![CDATA[kozmetik]]></category>
		<category><![CDATA[kremin ömrü ne kadar]]></category>
		<category><![CDATA[kremlerde koruyucular]]></category>
		<category><![CDATA[saklanır mı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://aysenuryazici.com/?p=4029</guid>

					<description><![CDATA[Bir kozmetik üretilirken ister organik olsun isten dermokozmetik, küflenmesini ve kokuşmasını önleyecek koruyucular ilave edilir. Bu koruyucu etken&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bir kozmetik üretilirken ister organik olsun isten dermokozmetik, küflenmesini ve kokuşmasını önleyecek koruyucular ilave edilir. Bu koruyucu etken kimyasal maddeler, kozmetiğin uygun koşullarda saklanması durumunda, kozmetiğin üzerinde yer alan M harfli kavanoz simgesinin içerisindeki rakamın belirlediği AY boyunca sağlıklı kalır.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="560" height="325" src="https://aysenuryazici.com/wp-content/uploads/2021/08/m-sembolu.jpg" alt="" class="wp-image-4030" srcset="https://aysenuryazici.com/wp-content/uploads/2021/08/m-sembolu.jpg 560w, https://aysenuryazici.com/wp-content/uploads/2021/08/m-sembolu-300x174.jpg 300w, https://aysenuryazici.com/wp-content/uploads/2021/08/m-sembolu-380x221.jpg 380w" sizes="(max-width: 560px) 100vw, 560px" /></figure>



<p>Bir kozmetik kapağı açıldığı an, havayla temas ettiğinde yaşamaya başlar. Açtıktan sonraki 12 ay, veya 36 ay içerisinde tüketilmesi gerekir. Yoksa içindeki koruyucunun süresi geçer ve bakteri üremiştir. Atmanız gerekir.<br>Bakterilerin üremesi için ilk gerekli koşul ısıdır! Koşul uygun olduğunda üremek için 24 saat yeterlidir. Kolonilerini oluştururlar. İkinci koşul kavanozdan parmağınızı daldırıp almak değil, bir pamuklu çubuk veya temiz spatulası ile almaktır. Böylece krem içine bakteri aktarmamış olacaksınız. <br>Yazın, buzdolabınızın sebze bölümünde kozmetiklerinizi saklarsanız hiçbir sorun olmayacaktır. <br>Sıcaklık uygun değilse bakteriler de yoktur! Elbette son kullanım tarihini belirleyen o, M harfli kavanozun içindeki rakamın süresi geçmemiş ise…<br>Bulunduğunuz coğrafyada hava sıcaklığı 24-25 derecenin üzerine çıktığında hemen kozmetikleri buzdolabının kahvaltılık veya sebzelik gözüne koyacağınız bir kapaklı plastik kutuda saklamaya başlayın.<br>Kullanırken serin serin iyi gelecektir…<br>Kullandıktan sonra tekrar buzdolabına koyun.<br><strong><span class="has-inline-color has-red-color">Kozmetiğin bozulduğunu nasıl anlarım?</span></strong><br>Bizi uyaran işaretler vardır. Şüpheli bir koku ilk belirtidir. Bunun dışında kozmetiğin yapısının ikiye ayrılması yani yağın yüzeye toplanması, dokusunun pürtüklenmesi veya sararması renk değiştirmiş olması. Hemen çöpe atın!</p>



<p><span class="has-inline-color has-red-color">Kozmetiklerde bakteri üremesini önleyen madde varsa neden bakteri ürüyor?</span></p>



<p>Mesela bir turp kökünden türetilen doğal koruyucu molekülleri kullanan markalar var. Bunlar kimyasal koruyucular kadar kuvvetli olmadığından konulan formülde kremin ürünü ömrünü kısa (3-6 ay) kılıyor.<br>Bu da ne demek biliyor musunuz? Eğer ürettiğiniz günde itibaren hızlı dağıtım yapar, tüm bayilere yollar, kısa sürede satarsanız ve satın alan kişi aksatmadan kullanırsa ancak ucu ucuna ömrü bitmeden ürün sağlıklı kalmış olur. Yetişemediniz mi? Tüm üretim çöpe!<br>O zaman başka koruyucular da gerek. Hem formülü bozmayacak, diğer etkenlerle uyumlu olacak, hem ciltle uyumlu ve emilimi zararsız olacak.<br></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://aysenuryazici.com/kozmetigi-buzdolabina-koymali-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cilt sarkmasına ne yapılabilir?</title>
		<link>https://aysenuryazici.com/sarkan-cilde-ne-yapilir/</link>
					<comments>https://aysenuryazici.com/sarkan-cilde-ne-yapilir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşenur Yazıcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Mar 2016 22:06:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[elastikiyet kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[HIFU]]></category>
		<category><![CDATA[kırışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[kozmetik]]></category>
		<category><![CDATA[lazer]]></category>
		<category><![CDATA[medikal estetik]]></category>
		<category><![CDATA[ne yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[RF]]></category>
		<category><![CDATA[sarkma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.aysenuryazici.com/?p=1222</guid>

					<description><![CDATA[Öncelikle kalıtımsal olarak aileden taşıdığımız genlere suçu atabiliriz. Erken kırışan, sarkan, dayanıksız, elastikiyeti zayıf cilt maalesef irsi olarak&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-3467" src="https://aysenuryazici.com/wp-content/uploads/2016/03/sark.jpg" alt="" width="1024" height="503" srcset="https://aysenuryazici.com/wp-content/uploads/2016/03/sark.jpg 1024w, https://aysenuryazici.com/wp-content/uploads/2016/03/sark-300x147.jpg 300w, https://aysenuryazici.com/wp-content/uploads/2016/03/sark-768x377.jpg 768w, https://aysenuryazici.com/wp-content/uploads/2016/03/sark-380x187.jpg 380w, https://aysenuryazici.com/wp-content/uploads/2016/03/sark-800x393.jpg 800w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p>Öncelikle kalıtımsal olarak aileden taşıdığımız genlere suçu atabiliriz. Erken kırışan, sarkan, dayanıksız, elastikiyeti zayıf cilt maalesef irsi olarak taşınıyor. Rusların, Finlandiyalıların ciltlerini bu şıkta sayabiliriz. Sarkmanın bir başka sebebi  vücudunuzda  süregiden aksaklıklardır. Ağır diyet yapmanız ve birden zayıflama, sürekli ilaç kullanımı gerektiren durumlar, hareketsiz ve sağlıksız yaşam koşulları veya iklim şartları sonucu yenilenme kabiliyetini yavaşlatan deri elastikiyetini kaybeder. En son suçlayabileceğiniz şey de hormonlardır!  Tiroit, menopoz gibi hormonlarla alakalı durumlarda cilt elastikiyetini zamanından önce kaybeder.. E, tabii bir de yer çekimi var! Elbette zaman ilerledikçe hücrelerin tembelleşmesi de sarkmanın zaman faktörüyle destekçisi olur&#8230;</p>
<p>Dış etkenler de deriyi çok hırpalar ama kişinin kendi ettiklerine de bakmak gerek:</p>
<ul>
<li>Sigara içiyorsanız, alkol kullanıyorsanız</li>
<li>Yazın korunmasız dolaşıyor ve cildi yakıyorsanız,</li>
<li>Uykunuz düzensiz ise, hücrelerin uykuda toparlanmasına izin vermiyorsanız,</li>
<li>Mineral, vitamin, protein, lif, karbonhidrat dengesini kurmayan; garip bir “köfte ekmek” beslenme tarzınız varsa<br />
Bir de hızlı kilo kaybı yaşadıysanız Sarkma hızlanır erken yaş alırsınız</li>
</ul>
<p><strong>Sarkmaya sebep destek doku proteinlerinin zayıflaması</strong></p>
<p>Kolajen ve elastin kelimelerini sıklıkla duyuyorsunuz. Bunlar orta deride, cildin sıkı durmasını sağlayan protein iplikçikleridir. Kolajeni , fibroblast deniler hücrelerimiz üretiyor. Yaşlandıkça doğal olarak üretimleri azalıyor. Ürettikleri liflerin de kalitesi zaten düşüyor. (Tıpkı barsakların, karaciğerin,  diz kapaklarımızın eskisi kadar iyi çalışmadığı gibi yaş aldıkça bazı organlar da tembelleşiyorlar) Aksamanın sebebi eskisi kadar iyi yenilenememeleri… Bir de cildin su tutma kapasitesinin azalması var! Nemsizlik derinin solmasının en büyük sebeplerinden biri. Kaslar yaşlandıkça zayıflar. Derinin altında yastık gibi dolgunluk veren destek “yağ dokusu” da yaş aldıkça eridiğinden; çökme, ve dolayısıyla üzerindeki deride sarkma oluşur.  Hem yaşlanma sürecinin bir sonucu olarak; hem yukarıda saydığımız faktörler devreye girdikçe elastikiyet malzemesi üretimleri yavaşladığı için cilt yumuşuyor, sarkıyor. Sıvı veta toz kolajen takviyesini alarak içeriden de bu liflerin daha kaliteli üretilmesini sağlayabilirsiniz. Ancak 3&#8217;er aylık kürleri yine 3&#8217;er aylık aralarla yapmak gerekiyor ki sıkılaşmayı zamanla görebilesiniz. Sıvı kolajenin nasıl çalıştığını anlattığım <a href="https://www.youtube.com/c/Ay%C5%9Fenur%E2%80%99laMakyajveG%C3%BCzellik/search?query=kolajen"><span style="color: #ff00ff;">videolarım</span></a>a buradan ulaşabilirsiniz.</p>
<p><strong>Peki, ne yapılabilir?</strong></p>
<p>Hem kremlerle, hem medikal estetik müdahale ile farklı çözümler sunulur. İlk önce sabah akşam zedelemeden cildi temizleyip serum ve kremlerle desteklemek gerekiyor. Kür olarak diriliğe yardımcı peptidler ve destek doku proteinlerini güçlendirecek içerikler seçilerek en az  2’şer aylık kürler uygulanmalıdır.  Estetik mini müdahaleler de işe yarar. Ancak her zaman kozmetiklerle desteklenerek sonuç verir.</p>
<p>Bir fabrika düşünün, ıslanmış kumaşlardan elbise dikmeye çalışıyor. Elektrik bir gidiyor bir geliyor. Makineler eski. İplikler zayıf, esnemiyor, kumaş sünüyor… Bu fabrika işçilerine kumaşın daha iyi dokunması için saf pamuktan iplik, en kaliteli boyayı ve kurutma makinesini verirseniz muhteşem imalat çıkar. Olay budur!</p>
<p>Kozmetikler, işte bu kalitesiz elastikiyeti, hücrelerin işine yarayacak malzemeyi vererek sağlamlaştırır.</p>
<p>Cilt altında azalan yağ dokusundan boşalan yerlere, estetik hekimleri vücudun diğer yerlerinden alınan yağı koyar. Bir nevi doldurma işlemi. (Dolgu) İçine “kokteyl “dedikleri değişik destek vitaminler de konuluyor. Buna dolgu (yağ enjeksiyonu) deniliyor. Ömrü 6 ay-1 yıl arası kadar. Arada gidip tekrar takviye ettiriyorsunuz. Deri kanlanıp canlanıyor. Ama krem serumlarla desteğe mutlaka devam etmek de gerek. Çünkü hücrelerin kolajeni en iyi kalitede üretmeleri lazım.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Bir diğer çözüm:</strong></span> Dermaroller. Sarkmaya karşı serumlarla 6-7 seanstan sonra toparlanmayı görebiliyorsunuz. Serumları ve kremleri sabah/akşam kullanmaya devam ederek elbette. Dermaroller kullanımı hakkında da bu siteden detaylı bilgi elde edebileceğiniz yazılar var. Uygulama videosuna da<a href="https://www.youtube.com/watch?v=pWM4qTMnfks"><span style="color: #ff00ff;"> buradan</span></a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">Bir başka alternatif</span></strong> de lazerle kolajen üretiminin tetiklenmesi. İki ayda bir dermatologunuza gidiyorsunuz, ilk uygulamadan en erken 2,5-3 ay sonra gözle görülür sıkılaşmayı fark edebilirsiniz. Çünkü hücrelerin çalışmaları sonucu diriliğin arttığını ne gösterebilecekleri hız budur. Elbette kozmetiklerle destek de gerekiyor. Bu seçeneği orta yaşlar için tavsiye edebilirim. Ama 50 yaş üstü için daha etkin ve lazerle radyo frekansın ulaşamadığı derinliklere ulaşan HIFU uygulamasını tavsiye ederim. Videosunu ve bilgileri <a href="https://www.youtube.com/watch?v=A6Jm63txPGI&amp;feature=share"><span style="color: #ff00ff;">buradan</span></a> tıklayıp izleyebilirsiniz.</p>
<p>PRP ve mezoterapi de cildin yenilenmesini sağlayan <strong><span style="color: #0000ff;">bir başka yöntem</span></strong>. Mezoterapide derinin yenilenmesini sağlayan vitamin kombinleri cilde enjeksiyon yapılıyor. PRP, Kendi kanınızdan elde edilen sıvının cilde verilmesi. Birkaç seans sürüyor ama 3 ayda bir yenilemek gerek. Her durumda evde kozmetiklerle evde desteklemeye devam ediyorsunuz.</p>
<p>Sarkmanın derecesi de önemlidir. Çok geç olmadan 28-29 yaş civarı serumlarla kolajen kalitesinin düşmesini önleyici bakıma başlanmalıdır. Hırpalanmış bir deriyi toparlamak, hırpalanmasını engellemekten çok daha zordur! Bakımı hafife almayın. Sarkmadan korumaya  başlayın.</p>
<p>İlgili bulabileceğiniz ürünler: Roc Pro Define Rich Cream, Nivea Visage Expert Lift Gece Kremi, Yves Rocher Serum vegetal, Pepticollagen krem, Pepticollagen serum, Estée Lauder Resilience Lift Firming/Sculpting Face and Neck Crème ,Cellex-C skin tightening cream, StriVectin Tightening Face Serum, Christian Dior Capture</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://aysenuryazici.com/sarkan-cilde-ne-yapilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>26</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
