Home / Kitaplarım / Çit Romanı

Çit Romanı

Bir insan, insanlıktan çıkarken
Birçok hayat ince kıyım doğrandı.
Ve kimse kılını kıpırdatmadı.


#katledilenhiçbir kadınıunutmuyoruz


Kitabımın tanıtımı hakkında hemen her yerde bir metinle karşılaşacaksınız.
Tıpkı bir yemeğin tadına bakar gibi, insanlar bu metni okuyarak içerik ve konu hakkında bilgi sahibi olurlar. Kısadır, özdür, hemen hemen nasıl bir kuyunun içine düşeceklerinin ön izlemesidir. Ama bana, yani kitabı yazan kişiye bu sayfaların tadını sorsalar derim ki “dilin kırmızı biberin acısından yanıp tutuşurken kaymaklı dondurma yemeğe çalışmaktır” bu romanı okumak…
Çünkü göz görür, izan vardır, kanun bellidir, fragmanından aslında sonunu bilirsin ama oturur yine de izlersin…
İçin yana yana, hiç bir sahneyi değiştiremeyeceğini bile bile, ağlaya sızlaya, isyan ede ede hikayeyi izlersin.
İnsanoğlunun şurasında bir yerde vicdan da taşıdığını fark etmesi için daha bir iki yüzyıl daha geçmemesi dileğimle yazdım. Adalet, herkese adalet.
Kitabın önsözünü buraya koplaylıyorum. Size hem sayfaların biber kuvveti hem üstüne tadacağınız tatlı hakkında fikir vermesi dileğimle.
Ha, bir de romanıma bir klip yaptım. Naçizane. Onu da izlemek isterseniz buraya tıklayın
ÖNDEN SÖZ
Herkes tektir evrende! Eşi yoktur. Her insanın kabuğunu kazıdığınızda altından başka bir ruh çıkar.  Kıymeti açarsanız içinden kıymetsiz, siyahı sildiğinizde beyaz çıkar!  Birinin eksiği diğerinde bolluktur. Çirkin içinde güzeli, güzel içinde çirkini barındırır. Her şey zıddıyla kaimdir. Düşünelim, mukayese edelim gerçeğe ulaşalım diye.
İşte bunun için hikâyelerimde hep kalbinizi delen bir şeyleri dile getiririm. İçinizde, zıddıyla çarpışıp gerçeği çıkarmak size düşer!
 Heba olmuş hayatlara şahit olduğumda aklım bulanır. Kahır taşları oturur yüreğime, umut mumları yakarım o taşların üzerlerine ve “keşke olsaydı”, “ah olmasaydı” ve  “ders olsun” dediklerimi serpiştirerek hayatı kâğıda dökerim.
Gece uyanıp yazdığım da olur. Hiç uyumadan yazdığım da. Hayattan kopup öykünün içine düşerim. Bir kuyuya düşer gibi.
Çoğu zaman ben değil, bir ses yazdırır bana yitenin ardında kalanların söylendiklerini, hissettiklerini, gizlediklerini ve dilediklerini.  “Çit” adını verdiğim bu hikâyenin dört satırlık gerçek haberini gazetede okuduğumda içime saplanan hançeri, son satırı yazdığımda çıkarttım! Hala kanıyor.
Başkalarının canı yandığında sizin de canınız yanıyorsa, hikâye bittiğinde acının, çaresizliğin içinden “zıddını” çıkarmak size düşüyor… Ve de bir daha yaşanmaması için elinizden geleni yapmak… İnsan ölüp dünyada yerini yeni bir insana bırakırken daha temiz, merhametli ve adil nesiller oluşmak zorunda. Yoksa o kıymetli hediyeyi, “ömrü” ziyan etmiş oluruz.
Etmeyin. Olur mu? Kasım 2020

Yurtdışından satın almak için tıklayınız
Türkiye’de tüm kitapçılarda var, satın almak için Tıklayınız

About Aysenur

Check Also

Sizin Hikayenizi Çaldım !

Yayınevi:Epsilon (2007) “Neden” ve “nasıl”lar çokça kafanızı kurcalıyorsa ve “ne garip ama gerçek” dediğiniz başka …

One comment

  1. Değerli arkadaşım, Sevgili Ayşenur,
    Kitabını biraz önce bitirdim, uzun yıllardır kaybetmiş olduğum okuma alışkanlığımı sayende “ÇİT” ile geri kazandım diyebilirim, abartmıyorum. Birkaç yıldır okumak için aldığım onlarca kitap hala okunmayı, okumaya başladıklarım da yarım kalmış ve bitirmemi beklerken, kitabının ilk yarısını okumam birkaç hafta sürdü fakat bu gün elime aldığım kitabı yaklaşık 3 saatte soluksuz okuyarak rekor kırdım bitirdim ve çok etkilendim , etkilenmek zayıf kalır, mahvoldum, duyguları o kadar güzel anlatmışsın ki bir çok yerinde dayanamadım gözlerim yaşardı, kitabı yaşadım.. Gerçek bir olaydan romanlaştırdığını belirtmişsin arka kapakta, insan düşünüyor bazen, “ ne hayatlar yaşanıyor bilmediğimiz ne acılar var “ herkes kendi yaşadığını biliyor. Gene arka kapakta “ Göreceksiniz ki kimsesizlik insan için bir felaket!” diyorsun o kadar haklısın ki ailenin tek çocuğu olarak bu duyguyu çok iyi bilirim. Bir asker çocuğu olarak üniversite hariç, diğer okulların hiç birini başladığım yerde tamamlayamadım, kendimi sadece Türkiye’ye ait hissediyorum, ne memleketime ( köyüme ) ne de babamın tayini nedeni ile yaşadığımız şehirlere ait olamadım.. Sen de asker bir babanın çocuğu olarak bu duyguyu iyi bilirsin diye tahmin ediyorum. Bir sürü arkadaşın oluyor fakat tam samimi olduklarınla kaynaşacakken tayin çıkıyor ve başka bir şehre gidiyorsun.
    Kitabın, hayatımı geriye sarıp bu güne kadar yaşadıklarımı düşünmemi sağladı. Zeynep’e ve Esra’ya çok üzüldüm içim acıdı ama mutlu sonda rahatladım en nihayet teşekkür ederim, ruhum kararmıştı. Eline, emeğine ve yüreğine sağlık çok etkileyici bir kitaptı benim için. Ne düşündüm biliyor musun ? İyi bir yönetmen tarafından çekilirse filmi harika olur.. Bir düşün istersen.
    Her şeyin gönlünce olması ve başarılarının devamını dilerim.
    Sevgi ve saygılarımla,
    Sinan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

 

Sepette Kupon Kodu Yerine "aysenur20" Yazarak Tüm Ürünlerde %20 İndirim Kazanın!