Home / Fikir Kileri / Yeni Yıl Kutlaması 2011

Yeni Yıl Kutlaması 2011

yeni yıl kutlaması

2011 kutlu olabilsin (mi)?

eh hadi olsun…nasıl olduracaksanız buyrun.

yılbaşı nasıl kutlanır

yılbaşı gecesi, insan tarafınız size 365 günde, “başkaları, kendin ve evrensel umut için ne yaptın?” sorusunu sorar saat tam 24.00’üçalarken…

hayret! gözünüz bu köşeye ilişti mi? okuyor musunuz bu yazıyı?

oysa bugün sizin de yer kürenin her yanındaki milyonlarca insan gibi (ister zengin ister fakir olun) yirmi dört saat sonra iki bin bilmem kaça gireceğiniz için gazeteyi filan boş verip, deli gibi 365’inci günü terk etme hazırlığında (!) koşuyor olmanız gerekirdi!

öyle ya birazdan sizi kemiren tüm olumsuz olaylar, bir yıl öncesine ait olarak tamamlanacak ve siz tertemiz, masum bir bebek gibi yeni elli iki haftaya doğacaksınız! yani umudunuz bu…

bir gecede devran dönecek, obama’nın vicdanı yüz doksana vuracak, bangladeş’te petrol yatakları bulunacak ve halk “insan” sınıfına atlayacak…

hatta ülkemdeki sekiz milyon sakat bir gecede iyileşecek; israil çoluk çocuk öldürmekten, suriye ırmaklardaki sudan vazgeçecek; depremleri durduran makine uzaya yerleştirilecek; bebek ölümleri bitecek; toplu mezarlardaki insanlar dirilip hayata yeniden kaldıkları yerden başlayacaklar…

biraz daha umut edelim: uzak doğuda beş yaşındaki çocuklar günlüğü bir dolara ayakkabı fabrikalarında çalıştırılmayacak…eşşek kadar işadamları ticaret kisvesi altında tayland’a gidip 8 yaşındaki kızçocuklarını koyunlarına almaktan birden tiksinecekler, green peace örgütü müdahale edecek olay kalmadığından işsizlikten kapatılacak; shçek’teki tüm çocukları uzlaşan ebeveynleri geri alacak; tüm âşıklar kavuşacak; ülkeye hıyanet edenleri ata’m kalkıp kötekleyecek; hapistekilerin hepsi özgür kalacak; kanserlilerin hepsi yataktan hop diye kalkıp evlerine koşacaklar…

biten bu yıl içinde kaç sevinciniz ve kaç hatanız var?

bu yıl yanlış insana âşık oldunuz ve acıçektiniz mi?

yaptığınız meslekten nefret ederek mi çalışmıştınız?

kredi kartına dayanıp gırtlağa kadar borca mı girdiniz? bir sevdiğinizi tabutta taşıdınız mı? patronunuz bir sümüklüye daha çok zam yaparken, sizin fazla mesaiden bacaklarınız mı ağrıyordu?

yoksa çocuk esirgeme kurumu’na gönüllü anne olmak için mi başvurdunuz? bir derneğe yahut hayır kuruluşuna yardım ettiniz mi?

birini gasp ettiniz mi?

anlaşılmadınız ve incindiniz mi?

benim gibi, iyi yazar olduğunuz söylense dahi hiçbir gazete cinsellik yazmadığınız için size iş vermedi mi?

insanoğlunun başına her şey gelebilir. her yeni yıl yeni dersler ve umutlar aşılar size…

bu aşı tuttuğunda, içinizden kutlamak gelmese bile, herkes öyle yapıyor diye, “yuppiii yeni yıl gecesi geldi,” diye kendinizi ortalara atmazsınız. çünkü vicdanınız ve insan tarafınız size, “başkaları, kendin ve evrensel umudun için ne yaptın?” sorusunu sorar; saat tam 24.00’üçalarken…

…ve siz, üstünüzde pullu elbiseler, ağzınızda tüylü bir düdük, mideniz hafif bulantılı; hastanede kolunda serumla yatan birinin gözünden görüverirsiniz televizyondaki dansözü!…

yahut sobalarında yakacak odun kalmadığından çöpten topladıkları eşyalarla ısınan bir ailenin acıklı sofrasına konuk oluverirsiniz bir saniye içinde!

ırak’ta bir çocuk oluverir, onun gözünden eskimiş 365 güne zil çalıp oynayabilirsiniz.!!

yeni yılınız kutlu olsun. ama:

* nijerya’da bir kadının taşlanarak öldürülmesi için çocuğunun memeden kesilmesi bekleniyorsa,

* ortadoğu’da hâlâ her gün niye öldürdüklerini bilmeyenler varsa,

* hapishanedeki insanlar okullardaki insanlardan çoksa,

* türkiye’de hâlâ başlık parası yüzünden gençler kaçarak evleniyorsa,

* amerika, silah endüstrisinin %1,2 büyümesine fırsat yaratmak için ırak’a gözünün üstünde kaşın var deyip diş bilemekteyse,

* kanserin çaresi hâlâ bulunmamışsa,

* türkiye’de aids’li insanların çoğunluğu evliyse,

* insanların birçoğu yiyeceklerini çöpe atıyor ve bir bölümü de ancak bunları toplayarak beslenebiliyorsa,

* hindistan’da aç kalanlar çaresizlikten böbreklerinden birini uluslararası satışa sunuyorsa,

* insanlar “çevreciler” ve “çevreyi umursamayanlar” diye ikiye bölünmüşse,

* hastanede ve huzurevlerinde ömürlerini ağlayarak telef ettiklerini düşünenler varsa,

* kırmızıışıkta geçip insan ezenler hâlâ varsa…

velhasıl kelâm, insanlar hâlâ”insan” olduklarının farkına varmamışlarsa yeni bir yılı zıplaya zıplaya karşılamak için sebepleri yoktur!!

ben gaddarım! ve böyle düşünüyorum!

1980’lerin rezaleti, medeniyet içinde devinirken, insanların insanlığını unutup tüm umutlarını paraya bağlamasıdır !

1990’ların alameti, her yüz kişiden sekseninin boşanmasıdır !

aydınları hapislere atma, vefayı unutma, bencilliklerin artmasıdır 2000’lerin felaketi!

bir haftada sekiz bin kişinin lağım suyu içerek hastanede can çekişmesidir 2005’in utancı!

otuzlarına yeni girmiş canım arkadaşımin kansere nanik yapması, bir memeyi kurban etse bile yaşama sağlıklı devam edebilmesidir 2005’in en güzel umudu!

ot gibi tüketip, ot gibi yaşayıp, tuzunuz kuru diye, okumadan ve duymadan bencilce yeni yılı kutlamaya gidiyorsanız, kestaneli hindi boğazınızda kalsın! yeni yıl sizin neyinize?? içinizdeki korkuyu neyle kutlayarak yok sayabiliyorsunuz?

biten şu 2009 içerisinde birinin yaşamına iyilik bulaştıracak tek bir olaya bile vesile olduysanız yeni yılınız kutlu olsun! yüreğinizden öperim.

insan vicdanı, sıkıştığı medeniyet bencilliğinden işte böyle kurtulur.

bu yazı iğrenç diyenlere ek paragraf aşağıdadır:

diğerlerinin göz atmasına gerek yoktur

şimdi gidin altıntozu karıştırılmış yeniyıl çorbanızı için, orta boy pırlantaya bir araba parası verip kokoş karınızın önüne, daha irisini de alıp metresinize hediye edin.

zora geldiğinizde ellerinizi açıp diliniz “amin” dedikten sonra allah’tan da korkmayıp, yanınızda çalışanları kriz var napalım deyip işten atın, ama kanalınızın baş artistinin maaşına zam yapın…

hatta fiyatı yüksek diye yol verdiğinizin yerine onun aldığının 3 katı ücretle başka kirirdeyen sunucu alın…

francis bacon’un beğendiğim çok sözü var ama bu en sevdiğim….

gerçi hiçbir şey bulamadığında sırf haklı olmak için “kuyruğuyla kavga edenler” bunu okuyunca da “hadi be sen de” diyecek, aman bana ne!

başımı yazsığa koyunca ben ruhumu da tertemiz uyumaya götürenlerdenim…onlar düşünsün.

yalanlamak ve reddetmek için okuma!

inanmak ve herşeyi kabullenmek için de okuma!

konuşmak ve nutuk çekmek için hiç okuma!

tartmak, kıyaslamak ve düşünmek için oku!

bu yazı da zaten “düşün” diye yazılmıştır…insansın sen düşün.

andrea and

ayşenur yazıcı

About Aysenur

Check Also

İnsan Vücudundan 15 Muhteşem Görüntü

Bu sayfada insan vücudundan 15 muhteşem görüntü bulacaksınız. Görüntüler Elektron Mikroskopu ile çekilmiş, Detaylar 1 …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir