tarih 5

Gıdalarımızı son kullanma tarihine dikkat ederek tüketiriz ama nedense kaşıntı alerji, yanma gibi belirtiler olduğunda ancak kozmetiğin eskimiş olup olmadığından şüpheleniriz.
Oysa kimyasalların kozmetiklerin tazeliğini koruma imkanı da kısıtlıdır. İçinde bakteri üremesi, ürünün bulunduğu ortamın ısısının yüksek olması, kapağın iyi kapatılmaması gibi birçok etken yüzünden kozmetiklerin ömrü kısalır.
Tüketim toplumu olmanın acısını “satın alma duygusu” nu tatmin için aldığımız, ayni işi gören kozmetiklerle öderiz çoğu zaman. O göz kremi işe yaramadı bunu alayım. Bu da sonuç vermedi şunu alayım diyerek bir bakarsınız evde yarısı bile kullanılmamış 3 tane göz kreminiz var!
Reklamlardaki keskin çözüm cümleleri, özentiler, yeni çıkan teknolojinin aradığımız ürün olma umudu, modaya ayak uydurmak gibi birçok dürtü ile çekmecelerimizi; ölüme terk ettiğimiz -ama atmadığımız-kullanılması sakıncalı olacak abuk sabuk malzemelerle doldurmuş oluyoruz.

** Size tavsiyem: makyaj ve cilt bakımı ürünlerini açıp kullanmaya başladığınız tarihi lütfen ambalaj üzerine bir minik etiketle yazın. Yapıştırın. Tarih bittiğinde acımayın! Atın!
Bu aslında 5 farklı vücut losyonu, 20 tane ruj, 10 değişik yüz yıkama jeli, 6 değişik fondöten gibi fuzuli satın almalardan da sizi korur. Çünkü 12 ay içinde 5 ayrı vücut losyonunu veya 2 yıl içinde 20 ruju bitirme olanağınız yoktur. ( Yılın 365 günü gece sahneye çıkan bir pop star değilseniz tabii) Alıp, birkaç kez kullanıp çekmeceye atacağınız bu ürünler son kullanma tarihlerini ve çöpü bekleyeceklerdir.
Ben buna israf derim! Bana karşı çıkanlar varsa kendileri bilirler. Para onların! Üç renk ruj ve 3 ton kalemle pekâlâ dudaklarda tüm tonları yapabilirsiniz. 300 ml bir vücut losyonu size 4 ay gider. 250 ml bir yüz yıkama jeli de… Bir tek farı her gün kullansanız bile 2 yılda bitmeyecektir! O halde 40 tane kahve tonu far paletine gerek var mı? Siz bilirsiniz.
son kullanma 1** Ürünün üzerinde, kapağı açılmış kavanoz simgesi ve üzerinde yazan rakam, açıldıktan sonra içeriğin ne kadar süre sağlıklı kalacağını anlatır. M harfi İngilizce “ay” sözcüğünü anlatır. Kavanozun üzerinde M 24 yazıyor ise, bu, açıldıktan sonra ürünün 24 ay boyunca özelliklerini kaybetmeyeceğini söyler. Ürünün açılması demek, havayla teması bu da bakteri üremeye başlaması demektir. Ürün formülündeki koruyucular ve aktif içerik bu süreye göre ayarlanmış test edilmiş M harfi buna göre konulmuştur.

** AB ve ABD yasaları gereği, son kullanma tarihini, INCI içerik listesini, batch numarasını, hangi kazan ve seri No’su ile üretildiğini ürünün üzerine her firma belirtmek zorundadır. Böylece bir sorunla karşılaşıldığında, firmalar hangi serinin toplatılacağını bu seri No’suna göre kolaylıkla bilirler.
tarih 3** Bir tüpün dibine yazan, o ürünün üretildiği güncel tarihtir, “son kullanma tarihi” ile karıştırmayın. Hangi tarihte tüp dibi preste kapatılıyorsa o tarih otomatik olarak basılmış olur.
Küçük not: Tüplerin diplerindeki siyah, mavi, kırmızı çizgilerin o ürünün içeriğiyle alakası yoktur! Zamanında bir deli kuyuya taş atmış ve hala çıkarılamamıştır. Konuyla ilgili yazıma tıklayabilirsiniz.

** VAL ve EXP => son kullanma tarihinin kısaltılmışıdır. Ref, EAN, UPC gibi firmanın katalog / barkod numaralarıyla karıştırmayın.

** WH083 gibi, değişik rakam ve harflerden oluşan satırlar hangi yılın, hangi ayında hangi kazanda üretildiğini anlatır. Batch kodu denilen bu kodlama ile ürünün taklit olmadığını da bulabilirsiniz. Bunu, checkcosmetic.net/ sitesinden firma adıyla arayıp, ürün batch no girerek ne zamana kadar kullanabileceğinize bakabilirsiniz. Lakin tüm firmaların adını sitedeki listede göremiyoruz henüz.
tarih 6

 

Yorumlar

  1. Merhaba Ayşenur hanım
    Sizin cilt besin hapları hakkında düşüncelerini öğrenmek istiyorum.Memnun kaldığınız,önerebileceğiniz bir marka var mı?
    Benim cildim aşırı hassas ve cildimi içerden besleyecek ve yan etkisi olmayan cilt hapı arayışımdayım.Solgar hyalüronik asit ve activar kapsül arasında karar veremiyorum.Activarın kuruluk yaptığı yorumalrını okudum.Solgarında yan etki olarak cillte kızarıklık yapabilir uyarınısını okudum.Cildim aşırı hassas ve kızarık,belki bu cilt besin kapsillerinin cilt kalitesini arttırma yönünde faydası olabileceğiniz düşündüğüm için kullanmak istiyorum.Sizin önerebielceğiniz bir marka varsa çok mutlu olurum.
    Sevgiler.

    1. Merhaba Melike hanım,
      Cildiniz hassas ise dış etkenlerden daha iyi korumanız gerektiğini ve sert kimyasallar içermeyen kozmetiklerle bakımını yapmanız gerektiğini anlarız.
      Aşırı hassas ise kızarıklıklar ve kaşıntı, döküntüler gibi belirtiler varsa lütfen ana sayfadaki arama yerine “hassas ciltler” ve “kızaran ciltler” yazarak sayfalarda çıkacak olan makalelere dikkatlice göz atınız…
      Destek hapları düşünmeden önce kontrol etmeniz gereken işler var:
      Mesela:
      1- Yüzünüze sabun veya SLS içermeyen bir temizleme kozmetiği kullanıyor musunuz?
      2-Cilt tipinize uygun hassas ve kızaran ciltler için üretilmiş bir nemlendiriciyi sabah ve akşam kullanıyor musunuz?
      3- Her sabah UV ışınlarıyla derinin daha da hassaslaşmasını önleyecek SPF içeren bir güneş koruması kullanıyor musunuz?
      Eğer temel bakım dediğimiz bu 3 adımı yapmıyor ve cildinizin hassasiyeti için yapısını kuvvetlendirecek bir takviye hap kullanmak istiyorsanız olmaz.
      Önce dış etkenleri kesmeniz, sonra içeriden destek vermeniz gerek…
      Yaşınızı bilmiyorum. Eğer 30 yukarısı iseniz Koenzim Q10 destek hapları kullanabilirsiniz. Mağazadaki uzman size yardımcı olacaktır.
      Ben 10 sene önce (50’li yaşlara girerken hem Evelle hem Imedeen haplarını 3-4 ‘er aylık kullandım ve her ikisinden de çok memnun kalmıştım. Yaklaşık 3 yıldır da dönemsel olarak Activar AC 11 tabletleri kullanıyorum. 6 ay kullanıp 2 ay ara vererek…
      Web sitemin arama yerine “İnternette En Çok Sorulan Güzellik Sorularına Cevaplar” yazarsanız orada “”cilt bakım hapları” yla ilgili yazdığım yazının içinde “Cilt tabletleri ne işe yarar?” bölümünde detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

      Solgar’ın hyalüronik asit hapları 3 veya 4 ay düzenli kullanımla cildin su tutma kapasitesini düzenleyen, 2010’da Kozmetik oskarını alan buluşlardan biridir. Kızarıklığın sebebinin olduğunu düşünmüyorum. Kim kızarıklıkla sorun yaşadıysa hap sebebiyle değil, bakım hatası sebebiyle olmuştur. İçeriğindeki “biokolajen cell” veya “hidrolize tip 2 kolajen” derinin elastikiyetini sağlamlaştırmasına yardım eden bir aktiflerdir. Kolajen ihtiyacı OLMAYAN bir cilde verildiğinde kızarıklık (nadir de olsa ) yapabilir.

      Cilt kalitesini önce genetiğiniz, sonra beslenme ve yaşam şekliniz belirler. Sürekli stresli, endişelerle ve karamsarlıkla yaşayan insanların safra salgıları, hormonları, sinir sistemleri ve kan dolaşımları farklı çalışır. Cildiniz de bundan nasibini alan bir organdır. Günde 5 kez abdest alıyorsanız mesela, musluk suyundan dolayı derinin hassasiyeti de artar. Bunun hakkında bilgi için “abdest ve cilt” başlıklı yazımı okuyarak hem ibadetinizi yerine getirebilmeyi hem de kıpkırmızı bir yüzle dolaşmamayı nasıl sağlayabileceğinizi görebilirsiniz.
      Velhasıl kelam Melike hanımcığım, temel cilt bakımınızı hassas ciltler için üzerilmiş kozmetiklerle yapın ve destek olarak İmedeen veya Evelle veya Hyalüronic Acid haplarını kullanın…
      sevgilerle

  2. Cevap verdiğiniz için çok teşekkür ederim Ayşenur hanım.Cildim için düzenli bakım yapıyorum.Öncelikle solgarı deneyeceğim.Aynı anda yine solgarın balık yağı ,omega 3 kapsüllenide kullanmayı düşünüyorum ama omega 3 kullanırken,antikoksidan kullanılmalı diye okudum.Eğer antioksidanla birlikte kullanılmazsa balık yağının bir faydası yokmuş.Bunun hakkında bir bilginiz var mı ?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir