Home / KOZMETİK ve GÜZELLİK / Organik kozmetikte kimyasal yok mu?

Organik kozmetikte kimyasal yok mu?

Bitkilerin yapısı da kimyadır, İlaçlar da bitkilerden yapılır Hayatımızda kimyasal olmayan hiç bir şey yok. Yaşamın kendisi kimya zaten… Soluk alıp verirken, besin tüketirken, güneşte kavrulurken zincirleme bir sürü kimyasal reaksiyon olduğu için yaşıyoruz veya hasar görüyoruz…  Kimyasallar olmadan kozmetiğin çürümeden ve küflenmeden kavanozda zaten barınması mümkün değil. Peki nasıl seçim yapacaksınız? : Zararlı ve zararsız kimyasalları ayırt ederek…

“Zararlı kimyasallar” barındırmadığından organik kozmetikler en çok tercih edilen kozmetikler.  Ama organik diye içinde kimyasal bir madde yok sanmayalım. İlk önce bunu bilmemiz gerek. Bu da ne demek oluyor? Eğer bir bitkideki kimyasala tepkiniz varsa, organik kozmetik de olsa kaşınabilir, kızarabilir, dökebilirsiniz.

medications-257346_1280

İçinde bitkilerin taşıdığı doğal kimyasallar var: Fitokimyasallar

Fitokimyasallar bitkilerin doğal yapısında bulunan kimyasal bileşiklerin adıdır… Günümüze kadar 4.000’den fazla fitokimyasal keşfedildi. Mideniz ağrıdığında içtiğiniz nane çayında, eliniz yandığında sürdüğünüz yanık kreminde, kırışıklarınız çoğaldığında kullandığınız gece kreminde  bu bitkilerin kimyasalları bulunuyor.

Mesela : Bitkisel içerikli kremlerde, antioksidan işlevi olan flavonoidlerin ciltte yolunda gitmeyen işleri düzenleyen, onaran yetenekleri var…
Üzüm, yeşil çay, zeytindeki polifenol, kırmızı yoncada, soya fasulyesindeki izoflavon cildinizi yaşlanmaya karşı savunmak için üretilmiş kremlerin formülüne konulur..

Hücrelerinizde hasar oluşmasını önlemek için çalışırlar.  Sıkça içerikte gördüğünüz yabani iğde, kuşburnu, böğürtlen, susam, yulaf kimyasal yapılarındaki iyileştirici özellikler sebebiyle serumunuzun içerisindedir… (Göğüs büyütme kremlerinde “fitoöstrojen” adıyla içerikte gördüğünüz bitkisel büyütücü hormonal faktör de bir fitokimyasaldır.)

Şeftali yenilir. Ama çekirdeği hayır! Siyanür etkisi yapan bazı toksik etkili kimyasal bileşenleri olan bitkiler, tohumlar da vardır. Vişne çekirdeği, Acı kayısı çekirdeği, şeftali çekirdeği, acı badem, elma çekirdeği gibi (Amigdalin içerir)

Aklınızda,  “bitkisel kremlerin  alerji riski  sıfır olur” yargısı varsa silin gitsin.  Hepimizin hücre genetik hafızası, bağışıklık sistemimizin hassasiyet gösterdiği maddeler, tepkileri farklıdır.

Aileden gelen genetik hassasiyetleriniz de olabilir. Biberiye, yosun, çilek, ananas, narenciye veya kına bitkisinin yapısındaki kimyasala alerji yapıp yapmayacağınızı bilemezsiniz!
Dönemsel olarak da tepki veriyor olabilirsiniz!

Bir grip ilacı, bir antidepresan veya sürekli kullandığınız bir ilaç bile vücudunuzun kreme tepkisini etkileyebilir. Hatırlatmakta fayda var: Dünya üzerinde kayıt altına alınmış 500.000 bitkiden 10.000’inin kontakt dermatit yapabileceği söyleniyor. Gerçi hayatımız boyunca bunlardan kaçıyla temas etmiş olabileceğimizi bilmiyoruz bile.

Herhangi bir bileşene alerjiniz olup olmadığını bilmek istiyorsanız dermatologa gidin ve “Patch test” yaptırın. Yama testi de deniliyor. Doktor sırtınızın  derisine minik karecikler içine alerji yapması muhtemel maddeleri sürer, üzerini örter ve 48 saat sonra açarak hangilerine tepki verdiğinizi not eder.  Elinizde olan bu hassasiyet gösterdiğiniz maddeler listesi,  doğru ürün seçmenizde yardımcı olur. Satın almak istediğiniz kozmetiğin içerik bilgilerinde bu maddelere bakabilir ve bitkisel de olsa sizde tepki yaratmayacak ürünleri seçebilirsiniz.

Kıssadan hisse: “Organik / doğal ürün hiç alerji yapmaz” yargısından kurtulalım!

Kaynakça: 1) Rev Med Suisse 2010;6: 824-829 ,
2) Pharmacognosie, phytochimie, plantes medicinales / Jean Bruneton

shtanglas-1755310_1280