Home / Kitap önerileri / Kan Ve Gül Bir Kara Dejavu / Alper Canıgüz

Kan Ve Gül Bir Kara Dejavu / Alper Canıgüz

Kan Ve Gül Bir Kara Dejavu / Alper Canıgüz
April Yayıncılık (2017)
216 sayfa

Ünsal Ünlü’nün her sabahki periscope yayınlarını kaçırmamaya gayret ediyorum.
Yayınları izlerken, sağ taraftaki kütüphane rafında duran bu kitap kapağına gözüm aşına olmuştu 🙂  Kadıköy kitap fuarında, imza günüm bittiğinde peronları dolaşırken gözüme çarpar çarpmaz kaptım ve bir gecede okudum. Sabah 04:10’da kitap bittiğinde beynimde kalan tortuyu hemen satırlara dökmem gerekti. Çünkü bir sinema salonuna girmiş, hikayede tüm İstanbul’u dolaşmış, karakterlerle içli dışlı olmuşken yaşananları sıcağı sıcağına anlatmak lazımdı. Güzel bir film izledim!

?
Yazarı yazar yapan seçtiği kelimelerdir. Ve sadece “çok okuyanların”  kelimeleri güçlü ve doğru seçilerek hikayelerde yerlerini alır. İyi yazarlar hep çok okuyanlardan çıkar…
Yazarlık, gökten zembille inmez.
Bu kitabı okurken, zengin kelime hazinesinden özenle seçilmiş kelimeleri  doğru duygulara oturtmuş çok iyi bir yazarla tanıştım.
Kurgusu, araya serpiştirilen his sızlamaları, akıl yürütmeleri, düşünce iğnelemeleri, toplum asalaklarının geviş getiren beyinlerin durumlara bakışı ile iki taraflı düşünülmüş çok iyi bir hikaye okudum.
Yeni kitabı çıktığında ilk alacak olanlardan biriyim.
Final çok hızlı gelişti, ayrılmış karı-kocanın son sohbetlerinde yanlarında ben de oturdum, hiç ummadığım birini katil olarak buldum. İtiraf ediyorum en son şüpheleneceğim kişiydi…

Kitapları çizerek okuyan iğrenç kişilerdenim. 🙁
N’apayım! Böylece aklıma satırları nakşedebiliyor ve daha rahat hatırlıyorum. Ruhuma kattığım bir öyküyü ciflemek gibi bir şey işte bu satırları çizme işi.
Kan Ve Gül’de sesli güldüğüm ve “vay be” dediğim çokça satır oldu ama  bu  zekice oturtulmuş birkaç  diyalogu unutmayacağım:

** …”Neticede çocuklar bize bakarak büyüyorlar”. “Doğru dedim, “Ama daha ziyade biz onlara bakmadığımız sırada bakıyorlar”.

** … Geçmiş olsun dostum dedi,Nurettin’in önündeki ilaçları işaret ederek, “Batının ahlâkını almıyor ama antibiyotiğini alıyoruz galiba?”
“Yok öyle yapmıyoruz. Sadece ilim Çin’de bile olsa gidip onu alıyoruz.”
“O içtiğin antibiyotiklerin, ilaç laboratuvarları tarafından tamamen evrim ilkelerine göre geliştirildiğini biliyorsun değil mi?
“Aspirin de baş ağrımı geçiriyor,” diye karşılık verdi Nurettin. Burada baş ağrımın sebebinin vücudumdaki aspirin eksikliği olduğu sonucuna mı varmalıyım?”
“Hayır ama aşağı yukarı bin yıldır ilim aramak için hep bir yerlere gitmemiz gerektiği sonucuna varabilirsin,” dedikten sonra bana döndü Abdül. Konuşabilir miyiz artık?
kvg

About Aysenur

Check Also

Ünlü Bir Medyomdan Astrolojik Açıklamalar

Akaşik kayıtlara ulaşıp, trans halindeyken ilaç formüllerinden tutun,tedavi şekillerine kadar her türlü plazmik ortam verisi …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir