Home / Kitap önerileri / Hayata Tutunuyorum Selin Işıl

Hayata Tutunuyorum Selin Işıl

Herkes, kendi hayatının roman(!) olduğunu düşünür.
Herkese sorsanız en büyük acıları “o” çekmiştir.
Kime sorsanız aslında yaşadıklarını “roman” yapmak ister.
Herkesin hayatı gerçekten roman olacak gibi midir? Yahut şöyle sorayım: Herkes hayatı roman gibi olsa da bunu karşısındakine anlatabilecek kadar iyi kurgu ve dile hakim midir? Selin Işıl bir iş kadınıyken, başına gelen inanılması güç olayları hikayeleştirdiği “Hayata Tutunuyorum” romanıyla ilk önce şunu belli etmiş: Ben Türkçeye hakimim. Bu da çok okuduğunu anlatır. yani iyi yazar olmak iyi okur olmaktan geçer. Geriye kalan, başınıza gelenleri karşı tarafa hissettirebilecek ortam duyularını harekete geçirmek. Bu da empati ile oluyor.

Velhasıl kelam, bu kitabı alın okuyun. Hem ülkemizdeki sağlık sisteminin nasıl rezil bir hale geldiğini (paranız olsa bile) bilgili ve işini seven doktor konusunda çok eksik olduğumuzu, eziyeti, aylar sonrasına verilen randevuları ve bu süre içerisinde hastalığı çok ilerleyen insanları göreceksiniz.

Hayata Tutunuyorum Yazar: Selin Işıl
Sokak Yayın Grubu
Basım tarihi 2019 Mayıs

Yurtdışı seyahatine çıktığınızı ve bilinmeyen bir virüs kaptığınızı düşünün. Günden güne iki büklüm ağrılarla kıvranıyorsunuz. Hastane hastane dolaşıyorsunuz, her doktor farklı ilaçlar ve tedaviler uyguluyor, eve her seferinde kova dolusu iğne ve ilaçlarla dönüyorsunuz. Ama bir türlü iyileşmediğiniz gibi yavaş yavaş eklemleriniz tutmaz oluyor, yemek yerken dişleriniz önünüze dökülüyor, ağrılar öyle bir hal alıyor ki her gün morfin yapılmaya başlanıyor. Virüsü kimse akıl etmiyor! Hikayeyi anlatıp romanın tadını kaçırmayayım. Alın. Okuyun.
Okurken darlandığım, sayfayı çevirmekten tırstığım çok az kitap oldu. Bu kitabı okurken Türkiye’deki sağlık sisteminin yol açabileceği tüm felaketleri adete bir kronolojik sıralama ile görüyorsunuz. Ve sonucun “sağlık” değil organların harabiyetine nasıl gittiğini;bir genç insanın nasıl doktor egosu sebebiyle doğru tedaviye ulaşamadığını, ölümün kıyısına gidip döndüğünü okuyabilirsiniz. Herkes onu ölüme terk ettiğinde onun bir kasabada nasıl şifaya dokunabildiğini…

Evet, zor bir öykü. İnsan sayfa aralarında durup etrafına bakınıp, nefes alıp almadığını kontrol ediyor. Şükrediyor ama bir o kadar da hastane ve doktor eğitimini sorguluyor kafasında. Öyle anlar oldu ki hikayenin akışı içerisinde romana girip, insan hayatıyla alay eden yanlış seçimler ve yönlendirmelerle hastasını öldürmeye kadar giden hatalar yapabilecek doktorun birine bir tokat atasım geldi. Selin hanımın yaşadıklarını bir başkası yaşasaydı çoktan pes etmişti. Sağlığını tekrar kazanmak için yeri göğü tırmalayarak inad eden, inancın ipine sarılan Selin Işıl “derdim kitap değil” diyor zaten. Derdim kitaptaki iz bırakanlar. Öylesine izler ki bunlar hem ruha yara bandı, hem bedene azap! Okurken halinize şükredeceğiniz ve bol bol şifa dileyerek sayfaları sonlandıracağınız bir öykü. Yolu açık olsun, sağlık dolsun, huzur ve mavi gökyüzü dolsun… Ayşenur Yazıcı

About Aysenur

Check Also

Zor İnsanlarla Başa Çıkma Yolları

Zor İnsanlarla Başa Çıkma Yolları (How to Deal with Difficult People) Ursula Markham Çocuk eğitimi, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.