Home / Muazzez'in Sırları / Çocuklar Yıkanmaktan Neden Kaçar ki?

Çocuklar Yıkanmaktan Neden Kaçar ki?

Suyun, tulumbadan kovalarla kazanlara eve taşınıp bahçede kaynatıldığı dönemleri annem anımsıyor.
Benim çocukluğumda musluktan akardı su,  kış günleri buz tuttuğu da olurdu. Elimi her yıkadığımda canım yanardı.
Zaten kalorifer yok! Soba ya da kuzine salonun ortasında yanar, uyku vakti geldiğinde buzhaneden farksız yatak odamızda yatmadan önce üst üste fanilanın üstüne pazen gecelik, onun da üzerine yün yelek ve yün çoraplar giyerdik.
Çorapsız zinhar yatılmaz.

Hal böyle olunca “üşütmesinden” korkulan çocukların on günde bir gelen banyo günleri tam bir gizli operasyona dönüşür, odun ve gazyağı bidonunu gören minikler çil yavrusu gibi dağılıp oralardan yok olurdu!
Dört metrekarelik, zemini taş bir banyoda önce odun kırılıp, taş devri uzay mekiğini andıran hantal, silindir şeklindeki demir termosifonun altındaki mazgallı yere doldurulurdu…
(Zavallı anneannem hiç termosifon kelimesini düzgün söyleyemedi) Anneannemin -kime bilinmez- beddua ederek çaputları gazyağına batırıp odunları tutuşturmasını gördüğümde, infaz saati yaklaşan mahkûm gibi çırpınır, kaçacak delik arardım…

Öyle ya, birazdan beni uzun saçlarımdan yakalayıp,tahta alçak bir taburede iki bacağının arasına sıkıştıracak ve büyük ihtimalle ancak şu an ısısını 60 derece olarak tahmin edebildiğim kaynar suyu başımdan aşağı boca edecek, fazla feryat edersem bakır tasla kafama vuracaktı!..

Kıpraşma! Donk! Bakır tas beynimde ! Kafamdan çıkan tok bakır ses hala buharların arasında yankılanıyor gibi.
Hayatımda gördüğüm en iri ve eğri büğrü yeşil sabunla kafama, tüm düşmanların hıncını çıkartır gibi darbeler yiyecek, saçlarım çitilenecek sonra haşlanacak ve derilerim dökülene, kıpkırmızı olana dek ovalanacaktım…
Banyo bittiğinde iç düşman beni kapı önünde bekleyen gardiyana teslim edecek ve annem, sekiz kat havlu arasında paketlenmiş bir böcek gibi beni sobanın ateşinin yanında kurulayıp giydirecekti.
Su altındaki işkence soba yanında kızartma ile devam edecek, ben ter içinde baygınlık geçirirken saçlarım kurumuş olacak ve on saniye içinde kat kat giydirilerek kalın yün yorganın altına tepilecektim… Tüm bunlar “temiz kız” olmak için fazlaydı. Kaç yaşıma geldim kafamda hala o taş gibi sabunun izleri var sanki.

Ben de tüm çocuklar gibi suya bayılıyordum ama sadece deredeki suya! Banyo bir kâbustu.
İyi niyetli sevecen bir çocuk ruhu taşımasam, büyüdüğümde psikolojik olarak anti-banyocu biri olmam mümkündü. Gözünü sevdiğimin medeniyeti… Aç musluğu kombiden sıcak suyun, doğalgazın, kokulu yumuşacık duş jellerin hazır! Hala soba üzerinde su ısıtarak 8 çocuğunu ancak ayda bir yıkayabilen anneler var biliyorum ülkemde. Aradaki yarım yüzyıllık zamana rağmen!
Acaba benim çocuğumun çocuğu zamanında bundan da rahat bir banyo olur mu dersiniz? Kim bilir belki her yanı döner fırçalı kabinler, yanlardan köpük fışkırtan özel sistemler, vücut kremi süren bantlar yapılır…37,5 derece Hava üfleyerek kurutulur bedenler…  Bunun da ötesi ne ola ki?
Ayşenur Yazıcı 2003

 

About Aysenur

Check Also

Muazzez kim? Muazzez sensin

Onun adı Muazzez! İçinde bulunduğunuz şehirde yaşıyor. O bir kadın cinsiyetiyle doğmuş ama özünde sadece …